
Uzun bir yolculuktan gelmişti, Adını, sanını bile bilmiyordum. Ağlıyordu, Gözlerin de yaş yoktu, ama O sanki biliyor, hissediyordu… Benim içim yanıyor, gözlerim Derinlere dalıyor. Bir an da sustuğunu görüyorum, O derinlik de… Baba dercesine yüzüme bakıyor. Küçük elleri, ayakları, Anlamlı bakışları ile “Bana oğlum” de Dediğini anlar gibiydim. Bir anda, Umutsuzluk özlemimden uyanmamı ister gibiydi. Onu kucağıma aldım, öptüm, Okşadım, kokladım. Yorgun düşmüştü, o uzun yolculuk da, Uyudu. Ama yüzündeki tebessüm hala uyanıktı, Bana kavuşmanın mutluluğu içinde. O henüz ilk uykusundaydı. O hali ile koşuyor, zıplıyor, Hopluyordu sevinçten, taa ki babası gibi, Ben gibi, benim aslan oğluma…
|